Dr. Hasan Gürkan: Medyanın Şiddet Olaylarında Doğrudan Etkisi Bulunuyor

Kadına şiddet konusu Türkiye’nin temel sorunları arasında yer almaya devam ediyor. Konuyla ilgili olarak metelikhaber’e değerlendirmelerde bulunan Dr. Hasan Gürkan, medyadaki kadın temsilinin, kadına şiddet olaylarındaki etkisine değindi ve medyanın şiddet olaylarında doğrudan bir etkisi olduğunu söyledi.

Türkiye’de son günlerin tartışma konularından birisi kadına şiddet olayları oldu. Şiddet olayları ile birlikte kadının toplumsal yeri de konuşulmaya başlandı. Kadının medyadaki yeri bu durum üzerinde doğrudan etkili olurken, konuyla ilgili olarak Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo ve Televizyon Bölümü’nden Dr. Hasan Gürkan metelikhaber’e açıklamalarda bulundu.

Türkiye’deki televizyon dizilerinde ve filmlerindeki kadın temsilini değerlendiren Gürkan, “Türkiye’deki televizyon dizilerinde ve filmlerdeki kadın temsilinin toplumsal yapıdaki değişimlerden etkilendiğini söylemek mümkündür. Cinsiyet, cinsiyetçilik, erkeksilik, kadınsılık, stereotipleşme, cinsiyet rolleri, cinsiyet rollerinin öğrenilmesi gibi kavramlar toplumsal cinsiyet olgusunu oluşturur. Toplumsal cinsiyet bu parametreler doğrultusunda tanımlanmaktadır. Amacı, toplum içerisinde yaşayan insanların cinsiyet rollerini tanıtmaktır.” ifadelerine yer verdi.

“ERKEK EGEMEN SÖYLEMİN DEVAMLILIĞI SAĞLANMAYA ÇALIŞILIYOR”

Türkiye’de sosyalleşen bir kadının, televizyonlardaki dizi ve haber programlarını izlerken bir takım toplumsal cinsiyet kodlarını alımladığını aktaran Gürkan, “Örneğin geleneklerine hala bağlı, Batı ve Doğu toplumları arasında köprü görevi gören Türkiye’de, erkek egemen yapı içerisinde, kadının ev içi alana hapsedilerek erkek egemen söylemin devamlılığının sağlanmaya çalışılması söz konusudur. Akrabalık ilişkilerinin yoğun olduğu ve aidiyet duygusunun yaşandığı bu toplum yapısı içerisinde kadın, özel alan içerisinde sıkışıp kalır ve genellikle ‘anne’ ve ‘eş’ olarak toplum içerisindeki yerini almaktadır. Bununla birlikte, yapımlarda temsil edilen kadınlara dair şu şekilde saptamalar yapmak mümkündür: ‘kadın Türk aile yapısına uygun değil’ ya da ‘kadının aile içerisinde birleştirici rolü olmalı ve ortaya çıkmalı’. Bu saptamalar; kadının toplum içerisinde ailesi için mücadele etmesi gerekliliğine ve iyi bir eş ve iyi bir anne olmaları gerekliliğine vurgu yapmaktadır.” dedi.

Dr. Hasan Gürkan

Dr. Hasan Gürkan

CİNSİYET TEMELLİ ŞİDDET EYLEMİ: KADIN VE ERKEK ARASINDAKİ EŞİTSİZLİK

Kadına yönelik psikolojik ve fiziki şiddeti değerlendiren Dr. Hasan Gürkan, “Kadına yönelik şiddet artık bir halk sağlığı sorunu ve dünya çapında önemi olan insan hakları ihlali olarak kabul edilmektedir. Hem fiziksel hem de zihinsel sağlıkları için geniş kapsamlı sonuçları olan, kadınların sağlığı için önemli bir risk faktörüdür. Kadına yönelik şiddet terimi, ömür boyu kadınlara ve kız çocuklarına yönelik çok sayıda tacizi kapsamaktadır. Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılmasına İlişkin BM Deklarasyonu, kadına yönelik şiddeti şu şekilde tanımlıyor: ‘Tehditler de dahil olmak üzere kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik zarar veya eziyetle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel olan herhangi bir cinsiyet temelli şiddet eylemi. Bu tür eylemlerin, ister kamusal ister özel hayatta olsun, özgürlüğünden keyfi olarak mahrum bırakılması’. Bu ifade, şiddeti, zarara neden olan veya zarar verme potansiyeline sahip eylemler olarak tanımlıyor ve ‘cinsiyet temelli’ terimini tanıtarak şunu vurguluyor: kadın ve erkek arasındaki eşitsizlik.” şeklinde konuştu.

“KADINA ŞİDDET MEDYADA GÖRDÜĞÜMÜZ ANLATILARIN YANSIMASI OLARAK KARŞIMIZA ÇIKIYOR”

Kitle iletişim araçlarında gösterilen şiddet eylemleri ve biçimlerinin özellikle çocuklar ve gençler tarafından tüketildiğinde normalmiş algısı oluşturduğunu belirten Gürkan, “Kurmaca dünyada inşa edilen hayatın, bir şekilde gerçek hayatta da karşımıza çıkmasına neden olur. Aslında günümüzde medyada sıklıkla karşılaştığımız kadın cinayetleri haberleri, flört şiddeti, koca şiddeti, vb. haberlerin her biri medyada (televizyonda) gördüğümüz anlatıların bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor.” dedi.

“MEDYA OKURYAZARLIĞI EĞİTİMİNİN İLKOKULLARDA VERİLMESİ FİKRİ ÇOK ANLAMLI”

Medya okuryazarlığının önemine değinen Gürkan, medya okuryazarlığı eğitiminin, ilkokul seviyesinde verilmesinin anlamlı olduğunu belirtti ve “Basitçe ifade etmek gerekirse, medya okuryazarlığı, farklı medya türlerini ve gönderdikleri mesajları tanımlama yeteneğidir. Bu nedenle, okuyucular veya izleyiciler olarak, sunulanları bulmak veya analiz etmek amacıyla medyayı tarafsız bir şekilde incelememiz gerekir. Medya okuryazarlığı eğitiminin, ilkokul seviyesine indirilmesi fikri elbette çok anlamlı. Bu sayede, medya okuryazarlığı eğitimi ile öğrencilerin mesajları eleştirel bir şekilde analiz etmelerine yardımcı olacak araçlar sağlanabilir, öğrencilere medya deneyimlerini genişletme fırsatları sunulabilir ve kendi medya mesajlarını oluşturmada yaratıcı beceriler geliştirmelerine yardımcı olabilir. Böylelikle öğrencilerin, 6-12 yaşları arasında bilgileri nasıl doğrulayacakları ve diğer bakış açılarını nasıl tanıyacaklarını öğrenmeleri sağlanacaktır.” ifadelerini kullandı.

  Kenan İmirzalıoğlu'ndan Kızı İçin İsim Açıklaması

“MEDYANIN ŞİDDET HABERLERİNDE DOĞRUDAN ETKİSİ BULUNUYOR”

Cinsiyete dayalı şiddetin 3 temeli olduğunu söyleyen Gürkan, “Bunlardan ilki ‘Cinsiyet Normları’dır. Cinsiyet stereotipleri, genellikle kadına yönelik şiddeti meşrulaştırmak için kullanılır. İkincisi ‘Açlık’tır. Kadınları güçlendirmenin açlığın ortadan kaldırılmasına yardımcı olabileceği gibi, gıda kıtlığı da toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin artmasına yol açar. Üçüncüsü ise ‘Savaş ve Çatışma’dır.” dedi. “Aslında günümüzde medyada sıklıkla karşılaştığımız kadın cinayetleri haberleri, flört şiddeti, koca şiddeti, vb. haberlerin her biri medyada (televizyonda) gördüğümüz anlatıların bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor.” açıklamasını tekrar vurgulayan Gürkan, “Yani, medyanın bu şiddet haberlerinde doğrudan bir etkisi de bulunuyor. Yalnızca haber programları olarak değil, kurmaca anlatılardaki toplumsal temsillerin de bu etkide ciddi ve olumsuz bir payı bulunuyor.” diyerek medyanın kadına yönelik şiddette ciddi bir rol oynadığını söyledi.

“MEDYADAKİ KADINLAR, ERKEKLERİN KARŞILAŞTIĞI ZORLUK VE TEHDİTLERLE KARŞILAŞMAZLAR”

Medyada kadının rolünün, medyanın dört ekseni etrafında döndüğünü ifade eden Hasan Gürkan, “Bu dört eksen; medya özgürlüğü, medya çoğulculuğu, medya bağımsızlığı ve medya güvenliği.  Medyadaki kadınlar, erkeklerin karşılaştığı aynı zorluk ve tehditlerle karşılaşmazlar, aynı zamanda cinsiyet eşitsizlikleri, güvenlik sorunları veya yetersiz temsil edilme yaşarlar.” dedi.

Açıklamalarının devamında yaptığı bir çalışmadan örnek veren Gürkan, “Doç. Dr. Aybike Serttaş ile birlikte yürüttüğümüz ‘Türkiye’deki Kadın İzleyicilerin Televizyon Programlarındaki Kadını Alımlaması’ başlıklı çalışmada, toplumdaki kadının özellikle televizyon programlarında kadını nasıl algıladığını araştırdık. Bu çalışmamızda, benzer demografik özelliklere sahip iki grup kadın izleyicinin, diziler, haber bültenleri, gerçeklik televizyonu (reality showlar) gibi televizyon programlarında kadın karakterleri nasıl alımladıklarını tespit etmek ve karşılaştırmayı amaçladık. Sonuç olarak, araştırmaya katılan kadınların her birinin, izledikleri dizi ve haber programlarında kadının, ailesi içerisinde kocası ile birlikte mutlu olabilmesi, ailesi için mücadele etmesi ve geleneklerine bağlı gibi özellikleri sıralamaları, toplumsal cinsiyet kodlamaları içerisinde kadının erkek tarafından denetimini kabul ettiğini imlemektedir. Kadının cinsiyet sınıflaması açısından daha çok erkek egemenliğinde olan bir alanda yer almasına karşın, bu alanda var olabilmenin koşulunun ‘erkek gibi’ olmak gerekliliği ortaya çıkmıştır. Ayrıca aynı toplum içerisinde sosyalleşen kadın bireylerin, eğitim seviyeleri farklı olsa da, hemcinslerine ve erkek cinsiyetine bakışları ve algılarının benzer özellikler gösterdiği saptanmıştır.” ifadelerine yer verdi.

  Pınar Altuğ'un Doğum Günü Paylaşımı Sosyal Medyada Gündem Oldu

“CİNSİYET MESAJLARINA UYULMAYA ÇALIŞILIYOR”

Yapılan araştırmalara değinen Gürkan, bir bireyin bilincinde her gün yaklaşık olarak 16 bin reklama maruz kaldığını belirtti ve “Kadınlar pasif, Barbie’li, oyuncak bebek evleri ile temsil edilirken; erkekler aktif ve süper kahraman olarak tasvir ediliyor. Sürekli olarak bu sosyal mesajları yorumlayan gençler, erkeklerin ve kadınların geleneksel rollerini gösteren basmakalıp cinsiyet mesajlarına uymaya çalışıyor. Medya bizi, maruz kalmak istedikleri mesajlara alışılmış maruz kalma kalıplarına şartlandırıyor. Bu, bizim için değerli olabilecek mesajların çoğunu kaçırma ve sunulan anlamı meydan okumadan kabul etme riskini artırır. Ne yazık ki, cinselleştirme, nesneleştirme ve cinsiyet stereotiplerinin imgelerinin sürekli olarak açığa çıkması, kadınların kendine ve bedenine güven eksikliğinin yanı sıra depresyon ve yeme bozukluklarına da doğrudan katkıda bulunuyor. Sonuç olarak, medya araçlarını keşfeden kadınlar, genellikle bunları açık cinselleştirmeyi taklit etmek, ağırlıklı olarak erkek bir izleyici kitlesine kendilerinin videolarını / görüntülerini göndermek veya yayınlamak için kullanırlar. Aslında davranış, bu zararlı cinsiyet rolü stereotipini güçlendirir. ” ifadelerini kullandı.

MEDYA UZMANLARININ YARATICI YOLLAR KULLANMASI GEREKİYOR”

Medyanın bu durumu düzeltmek için yapılabileceklere değinen Gürkan, “Medya uzmanlarının, toplumsal cinsiyet normlarının ötesinde düşünmeyi teşvik etmek için yaratıcı yollar kullanması gerekiyor. Özellikle kadınlara, klişelerin ve cinsiyet rol oynamanın kökenlerini yıkmak için medya araçlarını eleştirel bir şekilde keşfetmeleri ve kullanmaları için bir alan verilmelidir. Bu normların eleştirel incelemesi için gerekli araçları ve gençlerin medya yapımında farklı mesajlar ve alternatif kimlikler yaratmaları için bir alan sağlanmalıdır.” dedi.

Etiketler: , , , ,

İlgili haber

0 Yorumlar

Reklam Alanı

Güncel Döviz Kurları

Satış
Alış
USD
ABD Doları
8.3232
8.3082
EUR
Euro
9.7160
9.6985
CHF
İsviçre Frangı
9.1105
9.0524
KWD
Kuveyt Dinarı
27.3577
27.0044

Bizi Takip Et!

GOOGLE PLUS

PİNTEREST

FLİCKR

İNSTAGRAM

Reklam Alanı

Hemen Paylaş